
“… pekiii aylık geliriniz ne kadar, eviniz kira mı kendinizin mi, arabanız kaç motor, gömleğinizin markası ne…” Nasıl sorular ama, küçükken bir şarkı söylerdik kapının önünde otururken kızlarla, “kızım seni Engin’e vereyim mi, isterim babacığım isterim, onun adı Engin, babası zengin isterim babacığım isterim..:) Şimdi bakıyorum hakikaten etraf Engincilerle dolu..20 yaşında bir genç kız, belli ki yıllarca(!) aramış taramış evlenecek ideal eşi çevresinde bulamamış, vah vah, gelmiş koskoca (!) 20 yaşına ne yapsın, son çare televizyona çıkacak, e 70 milyon arasından çıkar gelir elbet ruh ikizi! Nitekim geliyorlar da, belli ki öğleden sonra çayını, kahvesini eline alıp, televizyon karşısına geçip, hadi bakalım bugün belki şöyle kafama göre bir kız çıkar da ben de gider evlenirim diyen ilginç bir erkek kesimi var. Nitekim ortada paravan bir yanda kızımız, bir yanda oğlumuz başlıyorlar sohbete. Oğlumuzun evi, arabası varsa, kızımızı balayına götürüp, bir de üstüne çalıştırmadan evinin kadını yapacaksa gözler bir anda parlıyor.. Nasıl yani?? Hani noldu bizim özlediğimiz eski zaman aşklarına..Yana yakıla ahh ahhh nerede o eski aşklar diye hayıflanırken, milyonların önünde evliliklerini para üstüne kurmaya çalışanlar da neyin nesi..
Daha ilginci, markette kasa sırasında beklerken orta yaş üstü iki bayanın konuşmasına tanık oldum. Biri diğerine diyor ki, “bak işte kaçırdın gül gibi adamı, şimdi rahat edecektin, ölmüş adam geçen hafta”!! Öbürünün cevabı, “yapmaa, bilseydim evlenmez miydim” !! Gülsem mi şaşırsam mı bilemedim, bir de işin kötüsü şu güya almayacağım yeni yıl kararlarından birisi de yerli yersiz tanımadığım insanların dolmuşta olsun otobüste olsun konuşmalarına karışmamak olduğundan mecburen susmak zorunda kaldım.
E şimdi gel de sorgulama aşk mı para mı? Konu buraya gelmişken –her defasında son sahnesinde ağlamayı başarabildiğim- “Ah Müjgan Ah”’ı da anmadan geçemeyeceğim.. Hani der ya Sadri Alışık “ah müjgan, sen kağıt paradan kanatlarınla cehenneme uçtun” diye işte gerçekten o kağıt paralar nereye götürür aşkı? Daha doğrusu nereye kadar götürebilir? Genelde hesap ödeme meraklısı kişiliğimle beni pek bir yere götüremeyeceği kesin ama işini bilenleri Dubai’yi, Hawai’yi bırakın uzaya bile götürebileceğini söylemekten de geri duramayacağım. Hani en başta şu zengin Engin’den bahsetmiştim ya ben razıyım Rıza’ya çıkarırsa çıkarsın arıza demek istiyorum. Rıza sadece kafiye açısından seçilmiş bir isim, belirteyim..
Hayat sürprizlerde dolu demek istiyorum sonlara doğru gelirken. Unutmayınız ki “Ah Müjgan Ah”ımızın son sahnesi “hadi çağır beni ve mujgan'ı onlar da gorsunler bu guzel evi” repliğiyle son bulur izleyenler hatırlarlar.. Peki hangi güzel evi, Hüsnü’nün zengin olduktan sonra aldığı güzel evi tabiî ki. Demekki neymiş kimin ne olacağı belli olmuyormuş.. Siz siz olun pembe tüylü terlik sevdasına içten gelen kocaman sevgileri karşılıksız bırakmayın, gün gelir fakir aşkınız bir anda zengin bir fabrikatör olup çıkarsa karşınıza, paraları suratınıza atarken pişman olursunuz sonra..:)
E oldu olacak o harika dizeleri de yazıp veda edelim..
Zengin olsaydım
Sensiz kalmazdım
Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
Param olsaydı aşkın kalırdı
Seve seve yanımda benimle yaşardın..
B...
Daha ilginci, markette kasa sırasında beklerken orta yaş üstü iki bayanın konuşmasına tanık oldum. Biri diğerine diyor ki, “bak işte kaçırdın gül gibi adamı, şimdi rahat edecektin, ölmüş adam geçen hafta”!! Öbürünün cevabı, “yapmaa, bilseydim evlenmez miydim” !! Gülsem mi şaşırsam mı bilemedim, bir de işin kötüsü şu güya almayacağım yeni yıl kararlarından birisi de yerli yersiz tanımadığım insanların dolmuşta olsun otobüste olsun konuşmalarına karışmamak olduğundan mecburen susmak zorunda kaldım.
E şimdi gel de sorgulama aşk mı para mı? Konu buraya gelmişken –her defasında son sahnesinde ağlamayı başarabildiğim- “Ah Müjgan Ah”’ı da anmadan geçemeyeceğim.. Hani der ya Sadri Alışık “ah müjgan, sen kağıt paradan kanatlarınla cehenneme uçtun” diye işte gerçekten o kağıt paralar nereye götürür aşkı? Daha doğrusu nereye kadar götürebilir? Genelde hesap ödeme meraklısı kişiliğimle beni pek bir yere götüremeyeceği kesin ama işini bilenleri Dubai’yi, Hawai’yi bırakın uzaya bile götürebileceğini söylemekten de geri duramayacağım. Hani en başta şu zengin Engin’den bahsetmiştim ya ben razıyım Rıza’ya çıkarırsa çıkarsın arıza demek istiyorum. Rıza sadece kafiye açısından seçilmiş bir isim, belirteyim..
Hayat sürprizlerde dolu demek istiyorum sonlara doğru gelirken. Unutmayınız ki “Ah Müjgan Ah”ımızın son sahnesi “hadi çağır beni ve mujgan'ı onlar da gorsunler bu guzel evi” repliğiyle son bulur izleyenler hatırlarlar.. Peki hangi güzel evi, Hüsnü’nün zengin olduktan sonra aldığı güzel evi tabiî ki. Demekki neymiş kimin ne olacağı belli olmuyormuş.. Siz siz olun pembe tüylü terlik sevdasına içten gelen kocaman sevgileri karşılıksız bırakmayın, gün gelir fakir aşkınız bir anda zengin bir fabrikatör olup çıkarsa karşınıza, paraları suratınıza atarken pişman olursunuz sonra..:)
E oldu olacak o harika dizeleri de yazıp veda edelim..
Zengin olsaydım
Sensiz kalmazdım
Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
Param olsaydı aşkın kalırdı
Seve seve yanımda benimle yaşardın..
B...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder