11 Haziran 2009 Perşembe

Yaza yaza yaz geldi..


Yaz gelmiş, hoş gelmiş..Aslında yazın geldiğini anlamak için illaki dışarı çıkmaya da gerek yok.. Eğer spor salonlarında kadınların sayısında hızla bir artış görülüyorsa, bikiniyi keşfeden modacıdan nefret edenlerin sayısında da aynı oranda bir artış oluyorsa, duvar kağıtları deniz, kum, güneş üçlüsünün fotoğraflarından seçiliyorsa, solaryum merkezlerinde sıra beklemeye başlanmışsa, kuaför masraflarına pedikür faturaları da eklenmişse, sarışınların sayısı artmaya başlamışsa –nedense kadınlar sarışın olmak için yazı beklerler genelde- yaz gelmiş demektir..

Erkekler için durum daha farklı tezahür edebilir.. Şayet üstü açık bir arabaları varsa, bırakın yazın gelmesini Martta ilk güneşi gördüklerinde açarlar arabalarını-ben küçükken şıpıdak derdim üstü açık arabalara ne alaka hala çözebilmiş değilim- soğuktan titreseler de dolaşırlar öyle, Hawai gömlekleri de cabası.. Bir de parmak arası terliklere merak salanlar var ki ayrı bir tartışma konusu, tamam kadın erkek eşittir diyoruz madem o zaman pedikürü keşfetmeye ne dersiniz?

Ben dünyanın başka ülkelerinde bu kadar mevsimsel panikler yaşandığını düşünmüyorum.. Düşünsenize Eskimoların yaz geliyor diye bikini telaşına düştüklerini.. Bence sorun Türklerin her konuda olduğu gibi bu konuda da dogmalarından kaynaklanıyor. Bütün sene bronz dolaşmak artık ritüel olmuş bizim toplumumuzda. O yüzden bütün sene güneş yüzü görmemiz “beyaz Türklerimize” sahilde kınayan gözlerle bakılır olmuş.. Gösteriş meraklısıyız vesselam..

Yapmayalım, doğaya meydan okumayalım, doğal olalım..Gün olur devran döner, elbet bu mevsim kışa da döner..

=)
B.

1 yorum:

  1. niye hiç hareketlenme olmuyor burada, kış geliyor neredeyse

    YanıtlaSil